YÖS, Üzerindeki Soru İşaretleri ve Uluslararasılaşmanın Önündeki Engeller

  • Home -
  • YÖS, Üzerindeki Soru İşaretleri ve Uluslararasılaşmanın Önündeki Engeller

YÖS, Üzerindeki Soru İşaretleri VE Uluslararasılaşmanın Önündeki Engeller

 

 

YÖS SINAVI NEDİR 
YÖS (Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı) Türkiye’de bulunan üniversitelerde eğitim – öğretim görmek isteyen yabancı uyruklu öğrencilerin girdiği ve sınav sonuçlarını üniversitelere başvuru yapmak üzere kullanabildikleri Yabancı Uyruklu Öğrenci Üniversiteye Giriş ve Yerleştirme sınavıdır.
GEÇMİŞTE YÖS
YÖS (Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı) 2011 yılına kadar ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) tarafından yılda bir defa olmak üzere haziran ayında gerçekleştirilmekteydi. 21.01.2010 tarihindeki toplantıda bir araya gelen Yüksek Öğretim Kurulu yaptığı açıklama ile "2010 – 2011 eğitim ve öğretim yılından başlamak üzere YÖS'ün (Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı) kaldırılmasına karar verilmiştir” şeklinde bir açıklama ile duyurmuşlardır. Yüksek Öğretim Kurulu bu açıklamasında "kendi olanakları ve başvuruları ile Türkiye'de meslek yüksekokulu (ön lisans) veya fakülte (lisans) öğrenimi görecek olan yabancı uyruklu öğrencilerin bir ortaöğretim kurumundan mezun olması ve ilgili üniversite senatoları tarafından belirlenen ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığınca da uygun görüldükten sonra ilgili Üniversiteler bünyesinde yapılacak olan sınavlara girerek bu sınavlardan beklenen puanları almış olması, bu sınav sonuç belgeleri ve üniversitelerin talep edeceği diğer belgeler ile doğrudan üniversiteye başvurması ve bu başvuruların üniversiteler tarafından değerlendirmeye alınması gerekmektedir." şeklinde ifadelere yer vermiştir. 2010 yılında alınan bu kararla Türkiye'deki Üniversiteler Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavlarını kendi bünyelerinde düzenlemeye başlamışlardır.
YÖS VE FETÖCLAR
2010 yılı itibaren FETÖCULAR bazı devlet  üniversitelerinde üstünlüğü ve Yüksek Öğretim Kurulunda önemli yerler ele geçirince,  yurt dışında kendi okullarında okuyan yabancı öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelere kolaylıkla yerleşmesi için her üniversitenin kendi sınavını yapması yönünde 2010 da YÖK nezdinde  bir karar çıkarmayı başarmışlardı. Bu cemaatler  bunun sonucunda Türkiye dışındaki liselerde öğrenim gören öğrencilerine yüksek notlar vererek ve üniversitelerin kendi sınavlarına girenlere öncelik tanınarak üniversitelere kayıtları sağlandı ve bazı üniversiteler YÖK tarafından tanınan uluslararası sınavların içinden bazı sınavları seçerek belli yerlerden öğrenci kabulünü sağladılar. Sınav yapılarak veya beli devletlerin sınavları esas alınarak öğrenci kabul edilerek veya iki yol birden uygulanarak Türkiye’ye gelmek isteyen öğrenciler ülkemizdeki üniversitelerde eğitim görmekten mahrum kalmaktadır. Ayrıca buna bağlı olarak 50’den fazla üniversitenin de kendi sınavını kendi yapma yolunda gitmesi de yabancı öğrenciyi yorarak öğrencinin üniversite üniversite dolaşıp sınavlara girmesine neden olmaktadır. Mevcut sistem bu şekildedir.
Öncelikli olarak yapılması gereken adımlar:

1- Bu yıl yapılacak YÖS sınavlar iptal ederek ve YÖK’ün tanıdığı uluslararası sınavlar temel alınarak yabancı öğrenci kabul edilmesi gerekmektedir.

2- Yabancı öğrencileri için yapılan sınavların üniversitelere emanet edilerek, geçmiş yıllarda olan sorunlar yok edilemeyecektir, ayrıca YÖK’ün bu yöndeki çalışmalarından da uzun vadede sonuç alınamayacağı aşikârdır.

3- FETÖ okullarını mevcut olan ülkelerden gelen öğrenciler bu yıla mahsus kabul edilmemesine veya minimum seviyeye indirilmesi gerekmektedir. Kabul edilmesi durumunda öğrencinin mezun olduğu okulun araştırılması veya FETÖ okullarında mezun olmamış olsa da önceki yılarda hangi okullardan okumuş veya okumamış olduğunun detaylı araştırmaya tabi tutulması gerekmektedir.

4- 2011 yılından yabancı öğrenci kabul eden üniversiteler araştırmaya tabi tutarak ve özelikle FETÖ okulları bulanan ülkelerden gelen öğrenciler dikkatle incelenmelidir.

5- YÖS’ün uluslararası standartlarda bir sınav düzeyine getirilmesi için merkezi sınav sistemi geri getirilerek ve  daha önceki yıllardaki bilinen formatta (45 IQ - 35 Mat - 5 Geo)  ve en az senede 2 defa (Mart-Nisan ve Haziran-Temmuz aylarında) yapılması gerekmektedir.

6- Sistemdeki yığılmasının önüne geçmek için, tercihlerde de aynı sınavlarda olduğu gibi ücret alınması ve harçlar konusunda da T.C. uyruklu, mavi kartlı, yabancı uyruklu vb. ayrımının giderilerek, her öğrenciden standart hale getirilmiş belli öğrenim ücretleri talep edilmesi gerekmektedir.

 
YABANCI ÖĞRENCİNİN KARŞILAŞTIĞI ENGELLER VE SORUNLAR

1 - YÖK’ün başta devlet üniversiteler olmak üzere Türk üniversitelerine karşı katı bir merkeziyetçilik izlemesi ve söz konusu üniversitelerin gelişerek uluslararası düzeyde varlık göstermesinin önünü kesmesi, bunun sonucunda üniversiteler yeni bilim dalları geliştirmek  konusunda çeşitli zorluklarla karşılaşırken yabancı öğrencilerin istediği dilde öğrenim görme özgürlüğü bulunmamaktadır. Aynı şekilde devlet üniversiteleri, vakıf üniversitelerinde olduğu gibi yabancı öğrenci getirmek amacıyla herhangi bir kurumla anlaşma yapma özgürlüğüne sahip değildir. Bu durum devlet üniversitelerinin uygun sayıda öğrenciyi kaydettirme fırsatını azaltmaktadır. 
Bu şekilde ilk engeller devlete bağlı eğitim kurumları ve bu kurumların yöneticileri ve yürütme kurullarının içinden çıkmıştır. Böylece Yüksek Öğrenim Kurumu yani YÖK’e varana kadar diğer yönetim hiyerarşisi içinde aynı durum söz konusudur. Dolayısıyla dünya devletlerinin onlarca yıl önce geride bıraktığı bürokrasiye YÖK’ün yanı sıra kurul yöneticileri hala sıkı sıkıya bağlı kalmaktadır. Oysa bu yöntem bir rutin dayatmaktadır. Hâlbuki bütün bu kurumlar, otomasyon ve bütün şubelere bağlı olan merkezi bilgisayar yoluyla dikkate değer bir gelişme göstermiş olmasına rağmen bu konu ihmal edilmektedir.
2 - Öğrenci vizesi sorunu ile ilgili olarak Türkiye’ye öğrenim görmeye gelen öğrenciye giriş vizesinin yanı sıra bir Türk üniversitesinde öğrenim görüyor olması nedeniyle öğrenci ikameti verilmesi gerekir. Oysa bu konuda devlet bürokrasisi bağlamında sabit bir standart bulunmamaktadır. Türkiye’de öğrenim almaya gelirken vize ve ikamet alamama ya da öğrenimi sürerken yenilenmeme riskini düşünmek durumunda kalmaktadır.
3 - Yabancı öğrencinin ülkesine döndükten sonra karşı karşıya kaldığı en önemli sorun diplomasının ülkesinde denkliğinin tanınmaması sorunudur. Çünkü dünya ülkelerinin çoğu sadece sınırlı sayıda Türk üniversitelerini tanımaktadır. Bu durumun nedeni öğretim konusunda yaşanan değişiklikler ile üniversite öğretimi ve yükseköğrenim konusunda açık metinli anlaşmaların bulunmaması ve kültür ve eğitim konuları  ile siyasi konular arasında ayrım olmamasıdır. Aynı şekilde Türkiye hükümetinin de standartlarının değişik olması durumunda sözleşme, anlaşma ve antlaşmaları uygulama yönünde herhangi bir tedbir alma yoluna gidilmemesidir.
4 - Türkiye’de öğrenim konusunda açık bir geniş görüşlülük bulunmaması ve resmi medyanın bu konuda yapması gerekeni yapmaması; buna karşılık uygar dünya ülkelerinde durumun tam tersi olması ve bu ülkelerin üniversitelerinde öğrenim görmeleri için öğrencileri çekmeye çalışması noktasında uluslararası fuarlarda Türkiye reyonlarının zayıf olduğu görülmektedir. 
5 - Üniversite öğrencilerinin üniversite öğrenci yurtlarına sığmaması ve üniversitelerde kendilerine sunulmakta olan hizmetlerin yetersiz olması, yurt ve hizmet sorunu yaşanmasına ve yabancı öğrencilerin kafalarının karışarak öğrenimleri üzerinde yoğunlaşamamalarına neden olmaktadır. 
6- Yabancı öğrenciler için yeterli kontenjan ayrılmaması bir diğer sorundur.
7- Öğrenim burslarının dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş öğrenciler arasında eşit bir şekilde dağıtılmaması sorunlardan bir diğeridir.
Türk Yüksek Öğrenim Kurumu sisteminde başka sorunlar da mevcut olup bu durum eğitim turizmi sürecinin seyrini olumsuz yönde etkilemektedir. Oysa yabancı öğrencilerin Türk üniversitelerine kayıt yaptırması ve kapıların sonuna kadar açılması, Türkiye’ye siyasi, sosyal ve iktisadi düzeylerde birçok yarar sağlamaktadır

YÖS SINAVINDA FETÖ İZLERİ
 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ tarafından desteklenerek çeşitli üniversitelere yerleştirilen yabancı öğrencilerin varlığını tespit etmiştir. Olay FETÖ'ye bağlı 14 üniversitenin kapanmasıyla gün yüzüne çıkmıştır. Bu üniversitelerde 122 ülkeden 4 bine yakın yabancı öğrenci okumaktaydı ancak YÖK Başkanı Yekta Saraç'ın Türkiye'deki yabancı elçilerle yaptığı toplantılarda FETÖ desteğiyle devlet üniversitelerine yerleştirilen yabancı öğrencilerin de varlığı ortaya çıkmıştır. Özellikle Afrika ülkelerinin büyükelçileri FETÖ tarafından burs verilen ya da örgüte bağlı kuruluşlar tarafından Türkiye'ye yüzlerce öğrenci gönderildiğini bildirmiştir. Türkiye'de şu anda 95 binden fazla yabancı uyruklu öğrenci eğitim görmektedir. Bunlardan kaçının FETÖ tarafından desteklendiği bilinmiyordu. YÖK bu öğrencilerin hangi kaynaktan geldiğini belirmek için titiz bir çalışma başlattı. Başbakanlık ve istihbarat kurumlarıyla iş birliği yapılacak ve FETÖ'ye ajanlık yaptığı kanıtlanan öğrenciler sınır dışı edilebilmesi gündeme gelecektir. 

 

ELÇİLER RAKAM VERDİ

YÖK Başkanı Saraç 15 Temmuz darbe girişiminin ardından toplam 17 ülkenin büyükelçisiyle çeşitli toplantılar yapmıştır. Bu toplantıların birinde Endonezya elçiliği FETÖ'nün desteğiyle Türkiye'de okuyan öğrenci sayısının 250 olduğunu bildirmiştir. Bunlardan 40'ı kapatılan üniversitelerin öğrencisiydi. Geriye kalanların ise çeşitli devlet ve vakıf üniversitelerinde olduğu belirtilmektedir. Benzer şekilde Kamboçya da yaklaşık 200 öğrencinin çeşitli FETÖ burslarıyla Türkiye'ye gönderildiğini beyan etmiştir. YÖK yetkilileri FETÖ'nün okulları olan 122 ülkeden Türkiye'ye öğrenci gönderildiğini açıkladı.
YÖK kaynaklarının açıklamasına göre, “Müthiş uluslararası bir ağ ile devlet üniversitelerine bile öğrenci yerleştirmişler. Amaçları kendilerine sadık üyeler yetiştirip ülkelerine döndüklerinde de yine örgüte hizmet etmelerini sağlamak olabilir. Ancak burada çok titiz bir çalışma yapılması gerekiyor. Yabancı ülkelerle yapılan anlaşmalar gereği Türkiye'ye gelen binlerce öğrenci de var. İnce eleyip sık dokumak gerek" dedi.


YÖS’ün KALDIRILMASININ SORUNLARI

YÖS’ün Kaldırılmasının Sorunları Kendi imkânları ile Türkiye’ye gelen uluslararası öğrencilerin yerleştirme işlemi, Türkiye’de yapılan YÖS sınavı sonuçlarına bağlı olarak, merkezi bir şekilde YÖK tarafından yapılmaktayken, YÖK’ün 2010 tarihinde aldığı kararla birlikte, YÖS sınavı kaldırılmış ve merkezi olarak yürütülen öğrenci yerleştirme işlemi üniversitelerin tercih kabiliyetine bırakılmıştır. Dolayısıyla bu değişikliğe bağlı olarak gelişen bazı sorunlar ön plana çıkmıştır. Bunlardan birisi başvuru ücretleridir. Öğrencilerin başvurmayı planladıkları her bir üniversite için ayrı başvuru ücreti ödemek zorunda kaldıkları ve ayrıca istenen evraklar arasında noter onaylı belgelerde yer almasından dolayı başvuruların öğrenciler için maddi külfet oluşturmaktadır. Kabul şartlarının üniversitelere bırakılması ile birlikte, bazı üniversitelerin not ortalaması vb. gibi ölçütlere bakarak sınavsız öğrenci almaları, ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin diploma ya da transkriptlerinin farklı not sistemi içerdiğini, hatta bazı ülkelerin diplomalarında mezuniyet not ortalaması dahi olmadığını, dolayısıyla da değerlendirmelerde bazen yanlışlık yapılması ise yadsınamayan bir sorundur. 
Türkiye’deki üniversitelerin, Abitur, Bakalorya, IB, Matura, SAT ve ACT gibi farklı ülkelerde öğrenci seçimi için kullanılan sınavları kabul ölçütü olarak benimsemesini iyi bir gelişme değerlendirmiş ancak bazı üniversitelerin bu sınavlara yönelik belirlediği minimum puanların gelişmiş ülkelerdeki kabul şartlarının dahi üzerinde olduğu saptanmıştır.

 

Study in Turkey whatsapp